II. Dünya Savaşından sonra dünyada kalkınmışlık sanayi ve ekonomik değerlerle ölçülmeye çalışılırken, 1970’lerden sonra bu kavramın insanî boyutu da incelenmeye ve dikkate alınmaya başlanmıştır. Kalkınma için yalnızca teknolojik ve ekonomik göstergelerin iyileştirilmesinin yeterli olmadığı görülmüştür. Çünkü Kalkınma; ekonomik, sosyal ve kültürel yönleri de içine alan çok geniş bir kavramdır.

Bu gün, küreselleşen ve gelişen dünyada kalkınma; beşerî sermaye, eğitim, sağlık, hayat standartları, yoksulluk, eşitlik vb gibi temel göstergelerle birlikte ele alınmaya başlanmıştır. Gelişmişliğin önemli göstergelerinden birisi de bir ülkede sosyal ve beşeri bilimlerin ne kadar önemsendiği ile alakalıdır. Gelişmiş ülkeler, teknik bilimler yanında, onlardan daha da fazla sosyal bilimlere önem verir olmuşlardır. Zira teknolojinin de ekonominin de temel taşı ve taşıyıcısı insandır. Eğer istenilen değerlerde insan gücüne sahip değilsek, insanın kalkınmışlığı dışında kalan bütün kalkınmışlıklar anlamsız ve değersiz kalır. Bu nedenle söz konusu beşeri sermayenin faal ve dinamik bir yapıda varlığını sürdürebilmesi için, hiç kuşkusuz kalkınmanın beşerî boyutunu oluşturan eğitim, sağlık ve hayat standartlarının sürekli yükseltilmesi gerekmektedir. Toplum içindeki refah düzeyini yükseltmek için en etkin ve isabetli yol nitelikli insan gücü ve beşerî sermayeden geçer. Bu nedenle, ulusal kalkınmışlık ve gelişmişlik için yapılan yatırımlar kadar, sosyalleşmiş ve beşerî sermayenin geliştirilmesi ve çoğaltılmasına yönelik bireylerin yetiştirilmesi de büyük önem arz etmektedir.

Sosyoloji Anabilim Dalımızın esas amacı eğitim-öğretim, araştırma faaliyetlerini dünyanın gelişim sürecine uygun olarak planlamak, koordine etmek, toplum ve iş dünyasına sunarak uluslar arası standartlara uygun hale getirerek çağdaş bilimsel bilgiye ulaşmaktır.

Sosyoloji Anabilim Dalı sosyal ve beşerî bilimler alanında ülkemiz ve üniversitemizin misyon ve vizyonuna uygun bilimsel araştırmalar yapmayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda toplumsal hayatın, sosyal yaşayışın ihtiyaç duyduğu uzman sosyologlar yetiştirmek, hayatın teorisini ve pratiğini kavramış, her çeşit sorunlara etkin çözümler üreten ve bakış açısı geliştiren profesyonel elemanları ülkemiz beşerî sermayesine kazandırmaktır. Yine bu bağlamda toplumsal ve sosyal hayatın ihtiyaçlarını karşılayabilecek, sahasında teorik ve uygulamalı bilgilerle donatılmış, ulusal ve uluslararası çapta bilime katkıda bulunabilecek, toplumsal ve sosyal hayatın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, sorunları çözmede mahir ve her türlü işbirliğine açık tezler ve projeler hazırlatmak suretiyle adayları yüksek lisans düzeyinde yetiştirmek ve geliştirmektir.    

Prof. Dr. Hüsamettin ERDEM