Mart ayının ortalarından itibaren gündemimize yerleşen Covid-19 salgınının gelecekteki durumu ve sosyal etkileri belirsizliğini koruyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kâmil Alptekin Covid-19 salgınının sosyal dayanışma kavramıyla ilgisini değerlendirdi.
KTO Karatay Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kâmil Alptekin Covid-19 salgınının tehlikesinin geçmediğini ve ikinci dalganın hala ihtimal dahilinde olduğunu hatırlatarak “içine düştüğümüz bilinmezliğin hakimiyetine karşılık bilgi kirliliğinin devam ediyor ve sosyo-demografik ayrım gözetmeden hiçbirimizi dışarıda bırakmayan farklı bir dönem yaşıyoruz” dedi.
“Koronavirüs Kimilerini Eve Kapanışa Kimilerini de Evden Kaçışa Zorluyor”
“COVİD -19 salgını, vurucu etkisini “sağlık”, “ekonomi” ve “eğitim” alanlarında gösterse de daha örtük bir şekilde gündelik yaşam örüntülerimizde oluşturduğu değişimlerle psikolojik ve sosyal yaşamımızı da epeyce etkilemişe benziyor; bilinmezlik, korku ve güvensizliğe kapı aralıyor” cümlelerine yer veren Prof. Dr. Kâmil Alptekin, “Sayısız insan evinde hep öteki bahara ertelediği gerçek gündemi ile yüzleşiyor ve bu dönemde gücünü ikiye katlamış gözüken sosyal medyaya yansıyan serzenişler koronavirüsün kimilerini eve kapanışa, kimilerini de evden kaçışa zorladığını gösteriyor.” cümleleriyle salgının sosyo-psikolojik etkilerine değindi.
“Sorunun Çözümü Bireysel Davranış ve Toplumsal Stratejilerin Uyumunda”
“Bireysel farkındalık ve bilinç düzeyinin tüm toplum kesimlerinde artırılmasına; bu sayede kendiliğinden bir sosyal kontrol mekanizması geliştirilmesine çok ihtiyacımız var. Sorunun çözümü bireysel davranış ve toplumsal önleme stratejilerinin birbiri ile ne kadar uyumlu olduğunda gizli.” ifadeleriyle Covid-19 ile mücadelede bireysel ve sosyal etmenlerin uyumuna dikkat çekti. Alptekin, ayrıca, geçmişimizden miras kalan, kültürel kodlarımıza işlenmiş olan sosyal dayanışma geleneğimizin Koronavirüsle mücadelede etkisine işaret etti.
Sosyal Dayanışma Ortamında Her Birey Sorumluluk Yüklenir”
Sosyal dayanışma salgın gibi zor dönemlerde toplumları ayakta tutan, bireylerarası yardımlaşma bağını güçlendiren ve bir arada yaşamayı anlamlı kılan bir katalizördür.” ifadelerine yer veren Prof. Dr. Kâmil Alptekin, “Sosyal dayanışma ortamında her bireye sorumluluk yüklenir ve gelişigüzel hareket edemez. Egoist (bencil) davranış yerini, hiçbir karşılık ya da ödül beklemeden gönüllü olarak bir başkasına yardım etmeyi ifade eden özgeci davranışa bırakır.” Şeklinde konuştu.
Alınacak Tedbirler Geleceğimize de Bir Yatırımdır”
Maske örneğinden yola çıkarak tedbir kavramını açıklayan Prof. Alptekin, “Halk Sağlığı Uzmanlarından öğrendiğimiz kadarıyla salgından korunmanın birincil yolu birey düzeyinde tedbir almaktır. Amaç; virüsün toplumda dolaşımını ve yaygınlaşmasını engellemektir. Maske örneğinden gidecek olursak, maske kullanımı bir tedbirdir ve maske kullanmak suretiyle COVID-19 salgını ile mücadelede sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir fayda üretilir. Alınacak tedbirler geleceğimize de bir yatırımdır.” dedi. Prof. Dr. Kâmil Alptekin, yaptığı açıklamada Karatay Medresesi’nin giriş kapısında yazan ve KTO Karatay Üniversitesi’nin de binalarının birinde yer alan “Tedbir geçimin yarısıdır” sözünün bugüne ışık tuttuğuna dikkat çekti.


12 Ağustos 2020



Anasayfa