KTO Karatay Üniversite E-Bülten’in 24. sayısında, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Sayın Abdullah Eren, kendisiyle gerçekleştirilen röportajda birbirinden değerli paylaşımlarda bulundu. Uluslararasılaşma konseptiyle yayına alınan sayıda Eren, ülkemizde yaklaşık 16 bin uluslararası öğrencinin YTB burslusu olarak öğrenim gördüğünü belirtti. YTB  Burs Programının uluslararası öğrencilere Türkiye’yi, Türkçeyi ve Anadolu irfanını da yakından tanıtan bir program olduğundan bahsetti. Bu keyifli röportajın tamamını sizler için derledik. Keyifli okumalar!

1. Öncelikle kısaca sizleri tanıyabilir miyiz?

Adım Abdullah Eren. Aslen Batı Trakyalıyım. Yüksek lisans dönemim, askerlik hayatım ve Ankara’daki görev sürelerim haricinde hep İstanbul’da yaşadım. Yaklaşık 6 yıldır da çeşitli görevlerimden ötürü Ankara’dayım. Lisans ve yüksek lisans öğrenimimi sırasıyla Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünde ve Londra-Westminster Üniversitesi Diplomasi Çalışmaları alanında tamamladım. Özel sektördeki çeşitli faaliyetlerimden sonra Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) araştırmacı olarak akademik çalışmalarda bulundum. Akabinde de sırasıyla Başbakan Özel Kalem Müdür Yardımcısı ve Başbakan Müşaviri ile Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevlerini ifa ettim. 2018 yılında da Cumhurbaşkanlığı kararıyla şu anki görevim olan YTB Başkanlığı’na atandım.

2. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nı (YTB) okuyucularımıza tanıtmanızı rica etsek?

YTB, Türkiye’nin son yıllarda dış politikada ortaya koyduğu aktif tutum ve geniş perspektifin doğrudan bir yansıması olarak 6 Nisan 2010 tarihinde kuruldu. Bu yıl 10. yılını kutluyor. Esasen Türkiye’nin diaspora kurumu olduğunu söyleyebiliriz YTB için. Bununla beraber kurulduğu günden bugüne YTB, yurtdışındaki vatandaşlarımız, kardeş topluluklarımız ve Türkiye’de öğrenim gören uluslararası burslu öğrencilerimiz olmak üzere üç ana faaliyet alanında çalışmaları koordine etme, bu alanlarda ortaya konan hizmet ve projeleri geliştirme görevini üstlenmiştir.
Başkanlığımız, Türkiye’nin en genç kurumlarından olmasına rağmen 10 yıllık süreçte sorumlu olduğu üç görev alanında da ortaya koyduğu çalışmalarıyla gerek yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızla gerekse kardeş topluluklarla ilişkilerin güçlendirilmesinde, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak daha yakın ilişkilerin tesis edilmesinde önemli pay sahibidir.  Anne ve babalarının, ülkelerinin ve dahası ülkelerinin geleceğinin bizlere en kıymetli emaneti olan Türkiye Burslusu öğrencilerimiz ise; dünyanın dört bir yanındaki gönüllü elçilerimiz olmakta; ülkelerimiz arasındaki ilişkilere önemli katkılar sunmaktadır.

3. Bu ayki temamız ‘‘uluslararasılaşma’’. Bu doğrultuda üniversitelerin de bir parçası olan uluslararası öğrencilere yönelik faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Elbette. Öncelikle şunu söyleyebilirim: Dünyanın dört bir tarafından uluslararası öğrencilere ülkemizde yükseköğrenim imkânı sunan Türkiye Bursları, 2011 yılından itibaren YTB’nin uhdesinde oluşturulan ve gün geçtikçe yıldızını daha da parlatan bir uluslararası marka. Devletimizin ilgili kurumu olarak uluslararası öğrencilere sunduğumuz bu burs programı; üniversiteye yerleştirme ve Türkçe öğrenmeden barınmaya, sağlık sigortasından aylık bursa oldukça geniş kapsamlı bir program ve bu özelliğiyle dünyadaki sayılı burs programlarından biri. Öyle ki öğrencinin ülkemize gelişi, karşılanışı, kalacağı yere yerleştirilmesi ve eğitimini tamamladıktan sonra ülkesine dönüşü de bu burs programımızın içerisinde.
Bugün ülkemizdeki yaklaşık 16 bin uluslararası öğrenci YTB burslusu. Türkiye Bursları, Rusya’dan Nijer’e Venezuela’dan Endonezya’ya dünyanın dört bir tarafından uluslararası öğrencilere ülkemizde burslu öğrenim imkânı sunarken; onlara Türkiye’yi, Türkçeyi ve Anadolu irfanını da yakından tanıtan bir program. Bursiyer öğrencimiz sadece gelip öğrenim görmüyor, dil öğrenmiyor. Farklı programlar ve ‘‘Uluslararası Öğrenci Akademilerimiz’’ sayesinde Türkiye’yi, zengin kültürel ve tarihi dokumuzu, insanımızı da yakından tanıyor. Uluslararası öğrencilerimizi ayrıca Türkiye’nin uluslararası kurum, kuruluş ve iş dünyasıyla da buluşturarak nitelikli ve zengin bir etkileşim doğmasına imkân sağlıyoruz. Öğrencilerimiz mezun olduğunda da gönüllü bir Türkiye Elçisi olarak ülkesine ve ülkelerimiz arasındaki ilişkilere katkı sunuyor. Uluslararası öğrencilerimiz mezuniyetten sonra da bugün 169 ülkede sayıları yaklaşık 150 bini bulan Türkiye Mezunları ailemize katılıyor. Bu aşamada öğrencilerimizle bağlarımız kopmuyor dolayısıyla. 51 ülkede mezun buluşmaları düzenledik. Yine dünyanın farklı noktalarında sayısı 30’u bulan Türkiye Mezunları Dernekleri ile hem öğrencilerimiz geniş bir iletişim ağı yakalıyor hem de Türkiye ile bağlarını sürdürüyor. Bu mezun derneklerimizle ortak projeler gerçekleştirmenin yansıra onlara kapasite geliştirmeye yönelik eğitim ve destekler sunuyoruz. Bugün çok farklı konumlarda bulunan mezunlarımız var. Son olarak geçtiğimiz günlerde YTB bursiyeri bir Türkiye Mezunu olan Somali Adalet Bakanı Sn. Abdulkadir Muhammed Nur Türkiye’yi ziyaret etti mesela. Sn. Cumhurbaşkanımız kendilerini kabul ettiler. Adalet Bakanımızla görüştüler. YTB’yi ziyaretlerinde biz de kendisiyle bir araya geldik. Oldukça kıymetli bir şey bu.
Tüm bu faaliyetlerimiz şüphesiz ülkemizde yükseköğrenimin ve kurumlarımızın uluslararasılaşmasına da ciddi katkılar sunuyor.

4. Yurtdışından ülkemize gelip eğitim alan öğrencilere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Uluslararası öğrenci mefhumu ve bu toprakların uluslararası öğrenci hareketliliğiyle tanışması aslında yeni değil; tarihsel geçmişe de sahip. Çünkü biliyoruz ki yüz yıllar önce de ilim için yola çıkanlar vardı. Semerkant, Buhara, Bağdat, Şam gibi ilim için yola düşülen istikametlerden biri de İstanbul’du. Dolayısıyla bir yaşanmışlık, bir tecrübe var. Keza ben de bir müddet lisansüstü öğrenimim için yurt dışında öğrenci olarak bulundum. Dolayısıyla benzer şeyleri şahsen de tecrübe ettim. Ailelerinden, ülkelerinden kilometrelerce uzağa Türkiye’ye ilim için gelen bu kardeşlerimiz 2. vatanlarında olduklarını ve bizler için çok kıymetli olduklarını bilsinler lütfen. Bizler her ihtiyaçlarında yanlarında olup onlara destek vermeye gayret ediyoruz. Onlardan da ricamız bunca emeği zayi etmeden; derslerine mutlaka ve mutlaka iyi konsantre olmaları. Bunu yaparken de Türkiye’yi ve Türkiye’nin dünyada temsil ettiği yeri, savunduğu değerleri de iyi anlamaları.

5. Son olarak ülkemizdeki uluslararası öğrencilere yönelik tavsiye niteliğinde 3 kitap önerebilir misiniz?

Elbette birçok kıymetli yazardan eserler önermek mümkün. Fakat sorunuzun konseptine uygun olması için üç önerimi şu şekilde sıralayabilirim: Türk edebiyatı ile hemhal olmaları adına Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Huzur gibi eserlerini önerebilirim. Bunun yanında Türkçeyi, Anadolu’yu ve Anadolu insanını, kültürünü tanımaları için Mustafa Kutlu’nun eserleri tavsiyelerim arasında olur. Büyük yazar Cengiz Aytmatov’un Gün Olur Asra Bedel eseri de bu kardeşlerimiz için sayabileceğim bir diğer kitap.


12 Ocak 2021



Anasayfa